bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2013 Pazartesi

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin, hastalıklara karşı korunun..

   Güneşli yaz günleri geride kaldı. Yağmur, rüzgar, soğuk…  Tüm bunların kendisini hissettirmeye başladığı bu günlerde hastalıklarında kapımızı çalmaması için sıkı tedbirler almak önemli.

   Vücut direnci düşük olan kişileri şimdiden ellerinde ilaçlar ve mendiller ile görmek mümkün. Ama asıl önemli olan geç kalmadan vücudu hazırlamak. Bizi hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini güçlendirmek şart. Üstelik beslenme işin en temel parçası. Yeterli ve dengeli beslenmek yaşamın her anında önemli olduğu gibi bu dönemde de ilk adım olmalıdır. Her besinin kendine özgü mucizevi özellikleri olduğu bir gerçek ancak bazıları var ki bunlar bağışıklık sisteminin güçlenmesinde birebir..

   Sizde sonbaharı ve kışı çok daha sağlıklı karşılamak istiyorsanız aşağıda bahsedeceğim besinleri özellikle bu günlerde mutlaka diyetinize ekleyin..

Sarımsak  ve soğan : İçerdiği kükürtlü bileşik allisin  vücutta doğal bir antibiyotik etki yaratmakta bağışıklık sistemini kolay ve ucuz bir yolla güçlendirmektedir. Yemeklerinizde ve salatalarınızda mutlaka yer verin..

Yeşil yapraklı sebzeler : İçerdikleri A,E ve C vitaminleri, omega 3 ve folik asit ile bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkisi olan bu sebzeler(ıspanak, semizotu, pazı, tere, roka, maydanoz, dereotu, nane, marul) aynı zamanda kansere karşı koruyucu ve yaşlanmayı geçiktirici özelliktedir.

Turunçgiller : Yüksek miktarda C vitamini içeriği ve  karotenoidler, flavonoidler, glutatyon gibi enzimlerle vücudu enfeksiyonlu hastalıklara karşı korumada çok etkili olan turunçgiller aynı zamanda kansere karşı vücudu korurken barsak floresanıda düzenleyip kabızlık şikayetine iyi gelmektedir. Özellikle kabuğunu olabildiğince ince soyup alttaki beyaz kısmı ile tüketmek C vitamini çok daha fazla almanızı sağlar.

Keten tohumu : omega 3, omega 6 ve omega 9 yağ asitleri, yüksek lif ve protein içeriği ile her gün tüketilmesi gereken besinlerden biri. İçerisine farklı maddelerin karışımı yapılması riskine karşılık tane haliyle alıp tüketmek veya evde öğütmek çok daha faydalıdır.

Zencefil ve zerdeçal : toksinlerin dışarı atılmasını sağlayan, detoks diyetlerde vazgeçilmez iki besin vücudun enfeksiyonlarla mücadelesinde yardımcıdır. çay olarak tüketmenin yanında yemeklerde ve tatlılarda kullanarak özel tatlar elde edebilirsiniz.

Kara turp : antibiyotik özelliğe sahip, idrar söktürücü, karaciğer için pek çok olumlu özelliğe sahip kara turpun suyunu içebilir veya salatalarda taze halde kullanabilirsiniz.

Yoğurt – kefir : içeriğindeki prebiyotik ve probiyotikler barsak florasanın düzenlenmesinde yardımcıdır. bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Aynı zamanda Ca içeriği ile kemik sağlılığı içinde önemlidir.

Yağlı tohumlar (ceviz, badem, fındık): E, B2, B6 vitaminleri, çinko, kalsiyum, selenyum mineralleri içeriyor. Posa içeriği yüksek. Kansere ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu. Yararlı yağ asitleri içermesi kalp hastalıklarına karşı korucu bir etki yaratıyor. Yüksek kalori miktarları hesaplanarak diyete mutlaka eklenmeli.


   Daha az üşüdüğümüz, daha az hasta olduğumuz sağlıklı bir sonbahar dileğiyle. Sağlıklı beslenin,sağlıklı yaşayın…

6 Mayıs 2012 Pazar

zayıflama çayları hakkında...

Her şeyden önce herkese sağlıklı bir pazar diliyorum... 


Umarım pazar kahvaltılarına aldanıp diyetleri bozmadınız. İtiraf ediyorum bn biraz kaçırdım :) Hava güneşli olunca ee bir de çok sevdiğim bir arkadaşımla kahvaltıya gidince sohbetten muhabbetten insanın iştahı açılıyor. Neyse ki bir nebze de olsa telafi etmek amacıyla dönüşte taksi yerine yürümeyi tercih ettim.



Sizde kaçırdığınızı düşünüyorsanız mutlaka bugün yapacağınız fiziksel aktivitenizi biraz arttırın da dengeyi kaybetmeyelim.


Neyse gelelim bugünkü blogumuza. Üzülerek söylüyorum ki bu konu aslında benim en sevmediğim konu. zayıflama çayları... Biraz aceleci bir toplumuz malum, ee bir de üzerine her şeye inanma huyumuzu katınca ipin ucunu iyice kaçırıyoruz. Biz yaşam şeklimizi hiç değiştirmeyelim, istediğimiz gibi yiyelim içelim, spor yapmayalım, ama bir çay kullanalım ki o bize sihirli bir dokunuş yapsın hooop incecik olalım istiyoruz. Ama bu hiçte mümkün olmuyor ne yazık ki. Mümkün olmadığı gibi yanlış kullanıp sağlığımıza zarar verip daha da çok yıpratıyoruz bedenimizi.


Öncelikle bu çayların içeriğinden bahsetmek istiyorum , %95 'i sinameki denen bir bitki içerir ki bu zayıflatan değil antidiüretik yani idrar söktürücü bir ottur. Yani vücuttaki suyu atar kişide tartıda kendini daha düşük rakamlarda gördüğünde zayıfladığını sanır. Bilmez ki su içtiğinde eski kilosuna ulaşacaktır. Ve kaybettiği kiloları değil hücrede kullanması gereken sularıdır.


Ayrıca bu çaylar kısa dönemde barsakları harekete geçirip sizi bir süreliğine kabızlıktan kurtarır gibi gözükse de uzun vadede kalın bağırsakta bulunan mikrovillüs adı verilen tüycüklerin kısalmasına veya düzleşmesine yol açtığı için peristaltik hareketleri azaltmaktadır. Yani barsakları tembelleştirip çayı bıraktığınızda dışkılama gerçekleşmeyip tekrar çaya ihtiyaç duymanızı sağlayacaktır. Bu kısır döngüden kurtulmak o zaman hiçte kolay olmayacaktır.


Zayıflama ilişkilendirilen bir diğer çayda yeşil çay, ama yeşil çayı bu kategoriden birazcık ayırmak istiyorum çünkü yeşil çayın metabolizmayı hızlandırıcı etkisi, kansere karşı koruyu olması,antioksidan içeriği gibi birçok faydalı özelliği çalışmalarca kanıtlanmıştır. Tabi ki her şeyin olduğu gibi bununda miktarı kontrollü olmalıdır. Günde 2 fincan kadar tüketmek yeterlidir.



Tüm bunları söylemem alternatif tıpta önemli yerleri olan bitki çaylarından uzak duracağımız anlamına gelmiyor tabi ki. Elbette ıhlamur, kuşburnu, papatya, melisa gibi çayları rahatlıkla tüketebiliriz. Hatta yakınlarda bu çaylar ve faydalarıyla ilgilide bir blog yazmayı planlıyorum.


Lütfen marketlerde, aktarlarda veya medya yoluyla zayıflamaya yönelik olduğu söylenen çaylar konusunda bilinçli olalım ve inanıp sağlığımızla oynamayalım. Beni takip edin. Sağlıklı beslenin, sağlıklı yaşayın...